Koronavirüs salgını, petrol fiyatları ve sonrası...
Erdal Tanas Karagöl

Erdal Tanas Karagöl

Koronavirüs salgını, petrol fiyatları ve sonrası...

13 Mart 2020 - 11:38 - Güncelleme: 13 Mart 2020 - 11:41

Dünya koronavirüs salgını ile mücadele derken, koronavirüs salgınının dünya ekonomisinde neden olduğu ve olacağı daralma nedeniyle petrol üreticileri için de bir mücadele alanı oluştu.

Dünyanın en büyük petrol üreticilerinin içinde bulunduğu petrol ihraç eden ülkeler örgütü (OPEC) üyelerinin ve başta da Suudi Arabistan’ın ekonomilerdeki daralma nedeniyle Rusya’dan petrol arzını kısıtlama talebi oldu. Koronavirüs nedeniyle dünya ekonomisindeki daralma ile beraber petrol talebindeki düşüşü fırsat bilen Rusya ise hem mevcut pazarları elinde tutmak hem de düşük fiyata rağmen bu düşük fiyattan kaynaklanan kaybı daha fazla petrol satarak telafi etmek istedi.

Nitekim Suudi Arabistan’ın Rusya’dan arzı kısıtlama talebi olumlu karşılanmayınca bu ülkelerin de petrol arzına devam etme kararı, Brent petrolün varil fiyatının 32 dolara kadar düşmesine neden oldu. Yani petrol fiyatları adeta çakıldı.

Brent türü ham petrolün varil fiyatında bir günde meydana gelen yüzde 25 oranında düşüş, 1991’de Körfez Savaşı’nın başlangıcından beri en büyük düşüş olarak kaydedildi.

RUSYA-ABD VE SUUDİ ARABİSTAN ÜÇGENİ

Petrol fiyatları savaşının içinde Rusya-ABD ve Suudi Arabistan var. Bu savaşın en önemli aktörlerinden olan Rusya’nın bir yandan elindeki mevcut pazarları koruma diğer yandan petrol fiyatlarının düşmesi sayesinde kaya gazı, petrol üreticisi ve dünyanın en büyük doğalgaz üreticisi olan ABD’ye de ders verme niyeti var.

Çünkü doğalgazın fiyatı petrole bağlı olarak belirlendiği için petrol fiyatlarının düşmesiyle ABD yüksek maliyetli doğalgazı Avrupa ülkelerine satmada zorlanacak ve aslında AB ülkeleri Rusya’ya daha fazla bağımlı hale gelecektir.

Ama Suudi Arabistan’ın içinde bulunduğu OPEC ülkelerinin petrol arz etme konusundaki kararı petrol fiyatlarını daha da düşürdü. Bu fiyatlar belki Rusya ve Suudi Arabistan gibi fazla rezervleri olan üretici ülkeler açısından halen sürdürülebilir olsa da petrol ve doğalgaz gelirlerineçok yüksek oranda bağımlı olan ve fazla rezervi olmayan ülkeler açısından dünyada petrol talebinin azalmasıyla birlikte daha da sorunlu bir hale geliyor.

Özellikle ülkelerin gelirlerinin büyük kısmını petrol ve doğalgaz kaynakları oluşturuyorsa, bu ürünlerin fiyatlarındaki aşırı düşüş ya da taleplerinde meydana gelecek olası daralmalar, ülkeleri ekonomik olarak zor duruma düşürebilir ve birçok ekonomiyi krize sürükleyebilir. Yani bildiğimiz Hollanda hastalığı.

Peki bu durum yeni bir ekonomik krizin başlangıcı mı?

KORONAVİRÜS YENİ BİR KÜRESEL EKONOMİK KRİZİN TETİKLEYİCİSİ Mİ?

Koronavirüsün görülmeye başlandığı ilk ülke olan Çin ekonomisinde meydana gelen daralma dünya ekonomisini tehdit ederken, salgınının tüm dünyaya yayılması nedeniyle küresel ekonomiler tehdit altına girmiş durumda ve küresel ekonomi sallanma noktasında.

Virüs, ekonomilerdeki daralma ve ticaretteki sıkıntıların yanında petrol fiyatlarına da sıçrayınca kapsam alanı daha da genişlemiş oldu.

Çin’in tedarik zincirindeki rolü ve dünya ekonomisi içindeki payı nedeniyle bu durum gelişmekte olan ülke ekonomileri için bir kriz işareti haline geldi. Bugün dibe vuran petrol fiyatlarıyla birlikte oluşan ekonomik sorunlar hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ülkeler için küresel ekonomik krizin tetikleyicisi durumundadır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

', 'auto'); ga('send', 'pageview');