Rusya'ya enerjide bağımlılık
Erdal Tanas Karagöl

Erdal Tanas Karagöl

Rusya'ya enerjide bağımlılık

07 Şubat 2020 - 15:07

Türkiye’nin enerjide Rusya’ya yüksek oranda bağımlı olması, Rusya ile savunma alanında imzalanan yeni anlaşmalar ve Rusya’nın bir denge unsuru olmasından ziyade artık yeni bir blok haline gelmesi hem Türkiye hem de bölge açısından farklı senaryoların işareti olarak okunuyordu.

Bu hafta İdlib’de Suriye rejimi tarafından askerlerimizin şehitedilmesi, Türkiye-Rusya ilişkilerini derinden etkilediği gibi olası gerginliklerin yaşanması halinde bölgede yeni gelişmeleri de beraberinde getirecektir.

Şu bir gerçek ki, Türkiye bir taraftan Rusya’ya enerjide yüksek oranda bağımlı iken diğer taraftan da enerji kaynaklarına sahip olan ülkeler ile enerji tüketen ülkeler arasında stratejik bir konuma sahip. Dolayısıyla Türkiye’nin bölgedeki rolünün giderek artan önemi, iki ülke ilişkilerinin geleceği açısındankritik bir durum ortaya koyuyor.

ENERJİDE RUSYA’YA BAĞIMLI OLMAK

Türkiye enerjide özellikle de doğal gazda yaklaşık yüzde 50 oranında Rusya’ya bağımlı. Yüzde 99 oranında ithal edilen doğal gazda bu kadar yüksek bağımlılık hem ekonomik anlamda hem de siyasi dengelerin hızlı bir şekilde değiştiği bu dönemlerde önemli riskler taşıyor.

Öte yandan yüzde 90 seviyelerinde dışa bağımlı olduğumuz petrolde de yaklaşık yüzde 20 oranında Rusya’ya bağımlı olmamız bir başka önemli husus.

Enerjide kaynak çeşitliliği bağlamında nükleer enerjide atılacak yeni adımlarda, Akkuyu nükleer santralinin Rusya eliyle yapılması Rusya’ya bağımlılığın derecesini arttırmaktadır.

Bölgede Rusya ile geliştirilen bu çabalar, Rusya’ya olan bağımlılığın arttığının göstergesi. Bu durumda esas sorulması gereken soru şu: EnerjideRusya’ya olan yüksek bağımlılık acaba önümüzdeki dönemde maliyetli olur mu?

RUSYA’NIN KONUMU NE?

Rusya ile son dönemlerde Suriye konusunda anlaşmazlıklar yaşanması, Doğu Akdeniz’de özellikle de Libya konusunda Türkiye ile çelişmeleri ve Rusya’nın karşı blokta yer alması bölge dengeleri açısından çok kritik.

En önemlisi de Rusya’ nın Doğu Akdeniz’de Türkiye aleyhine oluşturulan inisiyatiflere, başta Doğu Akdeniz Doğal Gaz Forumu’na, Doğu Akdeniz Doğal Gaz Boru Hattı projesine (East- Med) ve bu bölgede bulunan birçok ülke ve tarafların kendi aralarında yaptıkları münhasır ekonomik bölge anlaşmalarına hatta enerji şirketlerinin doğal gaz aramalarına karşı tavrı ne olur?

Rusya’nın tavrı önemli. Çünkü Rusya, sahip olduğu doğal gaz rezervleriyle dünyada birinci sırada ve Doğu Akdeniz’deki yeni keşifler Rusya için önemli bir risk unsuru.

Peki Doğu Akdeniz’de umudu olan, Rusya’ya bağımlılıklarını azaltacak birçok Avrupa ülkesinin Rusya’dan kurtulma ve belki de Rusya üzerinden Türkiye’den kurtulma çabası karşısında Rusya nasıl bir tavır geliştirecek?

Rusya’nın geliştireceği tavır hem bölge ülkeleri açısından hem de Türkiye ile uzun vadeli ilişkiler açısından daha önemli hale geliyor.

Çünkü Türkiye coğrafi konumunu kullanarak bir yandan enerji arz güvenliğini sağlarken diğer yandan başta Rusya olmak üzere bölgede enerji kaynaklarına sahip diğer ülkelerle uluslararası boru hatları vasıtasıyla geliştirdiği enerjide merkez ülke konumuna erişmek istiyor.

Şunu sormak gerekiyor: Rusya, Türkiye’nin Ukrayna gibi sadece doğal gazda transit ülke mi yoksa enerjide merkez ülke olmasını mı istiyor? Rusya Doğu Akdeniz’de Türkiye ile beraber hareket eder mi?

Bu soruların cevapları, Türkiye-Rusya ilişkilerinin uzun vadede nasıl bir safhaya evirileceğini gösterecektir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

', 'auto'); ga('send', 'pageview');