Küresel sistem can mı çekişiyor?
Erdal Tanas Karagöl

Erdal Tanas Karagöl

Küresel sistem can mı çekişiyor?

21 Ocak 2020 - 13:48

Küresel sistemden şikayetler artıyor. Küresel sistemin mevcut kurumlarının artık kendilerinden bekleneni vermedikleri gibi reform çağrılarına dakulak tıkadıkları görülüyor.

KÜRESEL KURUMLARDAN ŞİKAYETLERİN SEBEBİ NE?

Uluslararası ekonomi kurumları sorumluluğunu yerine getiremiyor. IMF finansal olarak sorun yaşayan ülkelerin ne krize girmesini engelliyor ne de krize giren ülkeleri koruyabiliyor. Hatta IMF standby kapsamında borç verdiği ülkelerin yaşadığı krizleri daha da derinleştiriyor. Birçok ülkenin IMF ile defalarca standby anlaşması yapmasının nedeni de bu değil mi?

Dünya Bankası, ülkelerin altyapı yatırımları için uzun vadeli krediler veriyor ama Afrika’ya baktığımızda 1945 yılında beri bu kurumun bu ülkeleri nereye taşıdığı ortada.

Dünya Ticaret Örgütü kurulduğu 1990’lı yıllardan beri dünya ticaretinin adil olması konusunda neler yapabildi? Dünya ticaret koşulları aleyhlerine dönen gelişmiş ülkelerin başta da ABD’nin, ticaret savaşına dönmesini nasıl açıklayabiliriz?

Peki yıllarca ticaret kuralları aleyhine işleyen fakir ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler ne yapsın? Çin gibi ABD ile masaya oturma şansları var mı? Tabii ki yok dolayısıyla hiçbir şey yapamıyorlar. Sanayi ürünlerinin fakir ülkelere ihracatında bir engel yok iken fakir ülkelerin tarım ürünlerini gelişmiş ülkelere ihracatı söz konusu olduğunda koruma üzerine koruma uygulayarak dünya ticaret kurallarını bypass edebiliyorlar. Çünkü kuralları kendileri belirliyorlar.

Kurallar aleyhlerine çalışınca değiştirmek de artık bir kural olmaya başladı. Böyle bir ticaret düzeni nasıl adil olur?

FAKİRLİK VE FİNANSAL İSTİKRARSIZLIK ARTIYOR

BM ve Güvenlik Konseyi’nin özellikle siyasi istikrasızlıklara zamanında müdahale etmemesi veya gecikmesi özellikle siyasi kriz yaşayan birçok fakir ülkenin kaotik bir ortam yaşamasına neden oldu. Siyasi kargaşa ve kriz ortamı, fakir ülkelerin ekonomilerinin çökmesini ve bu ülkelerin daha da fakirleşmesini beraberinde getirdi.

Diğer yandan küresel ticaret sisteminde reform beklentisinin yerine gelmemesi nedeniyle dünyada yoksulluk, işsizlik ve gelir adaletsizliği en yakıcı sorun olmaya aday artık. Ekonomilerdeki düşük büyüme oranları bir yandan işsizlik için tehlike çanlarının çalmasına neden olurken diğer yandan da sosyal refah anlayışı kapsamında yoksullara kaynak ayrılmasını zorlaştırıyor.

En önemlisi de dünya finans sektöründe artan eşitsizlikler, belli bir grubun elinde toplanan sermaye, mali sorunlar ve artan jeopolitik risklerin neden olduğu ve olacağı istikrarsızlığın dünya ekonomisine olumsuz yansımaları nedeniyle küresel ekonomide yeni bir durgunluğun kapıda olduğuna dikkat çekenlerin bu kurumların ta kendisi olması.

Aslında küresel ekonomiden sorumlu olan bu kurumlar, mevcut durumda söz konusu kurum ve kurallarla dünya ekonomisinin doğru yolda olmadığını da biliyorlar.

PEKİ KÜRESEL KURUMLAR REFORM TALEPLERİNİ YERİNE GETİREBİLİRLER Mİ?

“Küresel kurumlar reform taleplerini yerine getirebilirler mi?” sorusunun cevabı bu kurumların sahipleri olan gelişmiş ülkelerin beklentilerine ve ekonomik durumlarına bağlı. Mevcut ekonomik düzen gelişmiş ülkelerin lehine olduğu için reform talepleri şimdilik karşılıksız kalıyor.

Ama ekonomik güç dengesinin değişme süreci, gelişmekte olan ülkelerin lehine hızlandıkça bu kurumlardan artan reform taleplerinin de hayata geçme ihtimali artacaktır. Tıpkı siyasi konularda ve ülkeler arasında yaşanan krizlerin çözümünde artık ekonomik güç dengesine bağlı olarak farklı ülkelerin de kendini göstermesi gibi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

', 'auto'); ga('send', 'pageview');