Koronavirüs ve İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri
Erdal Tanas Karagöl

Erdal Tanas Karagöl

Koronavirüs ve İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri

09 Temmuz 2020 - 13:36

Bu hafta OSTİM Teknik Üniversitesi, İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi (SESRIC) ve Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) işbirliğiyle web üzerinden “COVİD-19 Pandemisinin İslam İşbirliği Teşkilatı Ülkeleri Üzerindeki Ekonomik Etkileri” konusunda bir panel gerçekleşti. Farklı ülke ve kurum bakışlarıyla pandeminin İslam dünyası üzerindeki olası etkileri ve bu etkileri hafifletmek için neler yapılması gerektiği konusunda sunumlar yapıldı.

Açıkçası, dünyada ekonomilerin daraldığı, ticaretin azaldığı, talep ve arz şoklarının yaşandığı, işsizliğin arttığı, petrol fiyatlarının düştüğü ve en önemlisi de belirsizliğin yaşandığı bir dönem içindeyiz. Olası yaşanacak ikinci dalga nedeniyle de belki daha farklı yaşanacak bir dönemin de başlangıcındayız.

Dünyadaki gelişmiş ülkeleri olumsuz etkileyen bu pandeminin gelişmekte olan ve düşük gelirli yani yoksul ülkeleri daha derinden etkileyeceği açıktır. Çünkü bu ülkelerin bir çok sorunlarının yanında yeteri kadar kaynağı da yoktur.

Bu ülkelerin bir kısmı da İslam İşbirliği Teşkilatı (IIT) üye ülkeleridir. İslam İşbirliği Teşkilatı üye ülkeleri yani Müslüman ülkelerin bir kısmında artan yoksulluğun, zayıf sağlık sistemlerinin, sosyal politikalardaki sorunların, gelecek ile ilgili beklentilerin kötümser olması, pandemi ekonomik ve sosyal açıdan büyük riskler taşımaktadır. Dünya ekonomisine paralel olarak üye ülke ekonomilerinin daralması ve birçok ülkenin borçlu durumda olması bahsedilen sorunları başta da yoksulluğu daha da derinleştirdiği açık.

Bazı İİT ülkelerinin petrol ve doğalgaz zengini olmasına rağmen, dünyada ekonomik büyümede meydana geleceği öngörülen daralma nedeniyle petrol ve doğalgaza talebi azalınca bu ülkelerin de zor duruma düşeceğini söyleyebiliriz.

Bu nedenle pandeminin neden olduğu zorlukların yanında gelecek beklentileri üzerinde de ciddi etkisi bulunmaktadır.

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İÇİN YENİ BİR DÖNEM OLUR MU?

Koronavirüs salgını nedeniyle ortaya çıkan tabloya baktığımızda başta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşların iyi görüntü vermediği açık bir şekilde ortada. Zaten uluslararası örgütlere karşı birçok soru işareti vardı. Bu pandemi ile birlikte bu soruların ve eleştirilerin daha da arttığına şahitlik yaptık.

Bu kurumların sahipleri olan gelişmiş ülkelerin de çok iyi bir görüntü vermediklerini hatta ağır bir tablo ile karşılaştıklarını gördük.

Ayrıca, birçok gelişmiş ülke başta da ABD ve İngiltere’nin pandemide zorunlu ürünlerin tedarikinde zorlandıklarını, sağlık sisteminin ne kadar yetersiz olduğunu ve dolayısıyla salgınla mücadelede ne kadar çaresiz kaldıklarını gördük. Bu ülkelerin düştüğü çaresiz durumu DSÖ ‘ye faturayı etmeleri ve sonunda da ABD’nin DSÖ’den çıkmasına kadar gitti.

Açıkçası birçok soruna sahip Müslüman ülkelerin, İslam İşbirliği Teşkilatı’na (IIT) çok ama çok ihtiyacı var. İİT’nin özellikle de pandemi ile öne çıkan konular arasında yer alan yoksulluğun azaltılmasında, sağlık sistemlerinin güçlendirilmesinde, gıda ürünlerinin tedarikinde zorlukların azaltılmasında ve altyapı yatırımların gerçekleştirilmesinde çok önemli sorumluluklar taşıması beklenir.

Yıllarca Müslüman dünyanın beklentilerin altında kalan İslam İşbirliği Teşkilatı (IIT) bunu yapabilir mi? 1969 yılında kurulan, 57 ülkesi olan ve dünyanın birçok kıtasında ve bölgesinde yer alan ve dünyada petrol ve doğalgaz zengini birçok üye ülkesi olan İslam İşbirliği Teşkilatı (IIT)‘nın artık elini taşın altına koyması gerekiyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

', 'auto'); ga('send', 'pageview');