15 Temmuz darbe girişimi ve ekonomiye maliyeti
Erdal Tanas Karagöl

Erdal Tanas Karagöl

15 Temmuz darbe girişimi ve ekonomiye maliyeti

15 Temmuz 2020 - 17:43

Türkiye, uzun yıllar boyunca askeri darbelere ve siyasi müdahalelere maruz kaldı. Yaşanılan 1960 ve 1980 askeri darbeleri, 28 Şubat 1997-post modern darbesi, 17-25 yargı darbe girişimleri ve 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi nedeniyle Türkiye ekonomisi dizayn edilmeye çalışılmış ve dolayısıyla ekonomi büyük ölçüde zarara uğratılmıştı.

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin ekonomiye verdiği tahribatı diğer darbelerin neden olduğu maliyeti belki tam olarak hesaplamak zor olsa da kredi derecelendirme kuruluşları tarafından verilen kredi notunun kaybedilmesi, ekonomik büyümenin düşmesi, faizlerin yükselmesi, yabancı yatırımcılar üzerindeki algı, kurlardaki hareketlenmeler gibi olumsuz durumların ekonomik göstergeler üzerindeki yansımaları ekonomi için önemli bir maliyet olarak öne çıkmaktadır.

EKONOMİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin birçok alanda olumsuz yansımaları olduğu gibi ekonomi üzerinde de belirli bir maliyeti oldu.

15 Temmuz darbe girişimi ile oluşacak kaos ortamı ile başta ekonomide istikrarsızlık oluşturulması hedeflenmişti. Ancak darbe girişiminin bertaraf edilmesi ile beraber hedeflenen kaos ortadan kaldırılmış ve ekonomik ve siyasi belirsizlik ortamı oluşturma hedefi amacına ulaşmamıştır. Bunun sonucu olarak da ekonomide darbe girişiminin gerçekleştiği yılın yani 2016 yılının 3. Çeyreğinde ekonomik büyümede meydana gelen daralma bir sonraki çeyrekte pozitif ekonomik büyümeye çevrilmişti.

15 Temmuz darbe girişiminin olumsuz etkilediği alanların başında kredi derecelendirme kuruluşlarının verdiği notlar geliyor. Zaten kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye verilen notlar konusunda çok da objektif olmayan kararları vardı.

Fitch tarafından 2012 yılında ve Moody’s derecelendirme kuruluşu tarafından 2013 yılında Türkiye’ye verilen “yatırım yapılabilir seviyesi” kredi notu 2016 yılında 15 Temmuz darbe girişiminin hemen sonrasında Fitch ve Moody’s tarafından düşürüldü.

Dolayısıyla, Türkiye 2012 yılında Fitch ve 2013 yılında Moody’s derecelendirme kuruluşlarından aldığı “yatırım yapılabilir” notunu kaybetti.

Her ne kadar kredi derecelendirme kuruluşlarının verdikleri notlar her şey olmasa da ekonomiler için oluşturulan negatif algı açısından önemli olabiliyor.

Dolayısıyla Fitch, Moody’s ve Standard&Poors (S&P) kredi derecelendirme kuruluşları tarafından Türkiye’ye verilen kredi notlarının düşürülmesi ve oluşturulan olumsuz algının ardından döviz kurlarında meydana gelen dalgalanma, darbe girişiminin Türkiye ekonomisine maliyeti olarak öne çıkmaktadır.

Ancak 15 Temmuz gibi darbe girişimi, ülkenin siyasi istikrarının kaybedilmesine neden olabilecek en büyük zorluk ve ekonomi için negatif anlamda büyük bir şok olmasına rağmen, Türkiye’nin son yıllarda 17-25 yargı darbe girişimlerinde olduğu gibi yaşadığı şoklarda elde ettiği tecrübe, ekonomide oluşan veya oluşturulmaya çalışılan şokların etkisini azalttı.

Diğer yandan, Türkiye’nin geçmiş dönemlerde yaşadığı tecrübe ile ekonomik kırılganlık yaşamamak için önem verdiği güçlü kamu maliyesi göstergeleri yani kamu borç stokunun ve bütçe açığının GSYH içindeki payının düşük olması ve uluslararası piyasalar ile entegrasyonun devamı sayesinde 15 Temmuz darbe girişiminden piyasaların olumsuz etkilenmesinin önemli ölçüde önüne geçilmiş oldu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

', 'auto'); ga('send', 'pageview');