YÖK tarafından Yalova Üniversitesi'ne yapılan Rektör ataması üniversitede adeta soğuk duş etkisi yaptı. FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla görevden uzaklaştırılan ve ardından gözaltına alınan rektörün yerine, yine FETÖ üyesi olduğu iddia edilen Rektör Yardımcısı ve aynı zamanda yeni rektör adayı Hüseyin Yıldırım'ın getirilmesi büyük tepki çekti.
FETÖ Darbe girişimi ardından, bu örgüte bağlı tepe isimlere operasyonlar devam ediyor. Bu kapsamda çok sayıda kamu personeli hakkında gözaltı, tutuklama, görevden uzaklaştırma, görevden alma ve açığa alma kararları veriliyor. YÖK'ün ise bu süreçte ‘FETÖ'cülerin kendini en iyi şekilde kamufle ettiği yerlerden biri olarak üniversitelerin olması gerekçesi ile' çok dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Bu anlamda ilk olarak tüm üniversite dekanlarının aynı anda istifasını isteyen YÖK, Yalova Üniversitesi'nde skandal bir karara imza attı.
Yalova Üniversitesi Rektörü Niyazi Eruslu'nun görevden uzaklaştırılıp gözaltına alınmasından sonra adı paralelci olduğu iddialarına karışan ve aynı zamanda önümüzdeki hafta yapılacak rektörlük seçimi yarışına katılan Rektör Yardımcısı Hüseyin Yıldırım'ın vekâleten rektör atanmasına tepki gösterildi. Yıldırım'ı rektör atayarak skandal bir karara imza atan YÖK'e yapılan çağrıda bu yanlışın derhal düzeltilmesi istendi.
PARALEL KADROCU REKTÖR OLARAK ATANDI
Yalova Üniversitesi Rektörü Niyazi Eruslu'nun yerine üniversitenin kuruluşundan bu yana birlikte görev yaptığı ve akademik idari personelden sorumlu rektör yardımcısı olan Hüseyin Yıldırım atanmasını şaşkınlıkla karşılayan akademisyenler ve Yalova halkı, Yalova Üniversitesinde paralel kadrolaşmanın sorumlusu olduğu söylenen Yıldırım'ın bir an önce görevden alınmasını talep ediyor.
AKADEMİK KADRONUN ÇOĞU FETÖ ÜYESİ
Konuyla ilgili olarak ulusal basına konuşan bazı akademisyenler, “Yıldırım, akademik idari personelden sorumlu rektör yardımcısıydı. Üniversite kurulduğunda rektör Niyazi Eruslu ile birlikte geldiler. Bütün akademik ve idari atamaları rektörle birlikte yaptılar. Eğer bugün üniversitemizde paralel kadrolaşmadan bahsediliyorsa bu rektör ile Hüseyin Yıldırım'ın eseridir. Yıldırım, YÖK üyesi olduktan sonra bir takım yetkileri olduğu gerekçesiyle paralelci oldukları belli olan insanlara kadro verilmesine vesile olan isimdir. Maalesef üniversitemizde akademik kadronun yüzde 60, 70'i paralelci” dedi.
Hüseyin Yıldırım Aynı zamanda rektör adayı!
Paralel yapı ile bağlantısı olduğı iddia edilen Hüseyin Yıldırım’ın aynı zamanda önümüzdeki seçimlerde Rektör Adayı olduğu ve kendini aklama için akademisyenlere oy verme baskısı yaptığı da dile getirilen iddialar arasında.
Akademisyenler, rektör adayı birinin vekaleten de olsa rektör olarak atanarak seçime girmesinin adaletsiz bir uygulama olduğunu dile getirdi. ‘Bu avantajı kullanarak üzerimizde baskı kurmaya çalışıyorlar’ diyen akademisyenler, seçimlere bu şekilde gidilmesinin şaibeli sonuçlara neden olacağını dile getiriyor.
FETÖ İLE NASIL MÜCADELE EDİLECEK?
“Bu süreçten sonra ismi şüpheli olan bir ismin buraya vekaleten atanması hakikaten FETÖ ile nasıl mücadele edileceği ile ilgili soru işaretleri oluşturuyor” diyerek endişelerini dile getiren akademisyenler, “FETÖ'cüler paralelci olmayanları suçluyor. İdari yöneticilerin kesin paralelci olanları bildirmesi gerekiyor. Fakat bu iş üniversitemizde Hüseyin Yıldırım ile nasıl yapılacak bilmiyoruz. Talebimiz gerekli araştırmanın yapılması ve üniversitemizin tamamen paralelcilerden arındırılmasıdır.” şeklinde konuştu.
PARALEL İDDİALARINI CİDDİYE ALMAMIŞ!
Rektör adaylığı sürecinde düzenlediği bir basın toplantısında kendisine FETÖ ile mücadeleyle ilgili sorulan bir soru üzerine bir süre sessiz kalan Yıldırım'ın, "Devletin yetkili organları gereğini yapar. Üniversitemizde böyle bir şeyin olma ihtimali zayıf." diyerek konuyu geçiştirdiği görülmüş.







