2016 Yılı bütçe görüşmelerinde Ekonomi Bakanlığı bütçesi hakkında AK Parti Grubu adına söz alan Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu, Türkiye’nin son onüç yılını özetleyen bir konuşma gerçekleştirdi.
AK Parti Hükümetleri’nin ülkeyi devraldığı günden bu güne sürekli ileri taşıdığını ve özellikle dış ticarette çok önemli atılımlar gerçekleştirdiğini bildiren Taşkesenlioğlu, AK Parti hükumetlerinin 'gidemediğiniz yer sizin değildir' anlayışıyla yola çıktığını ve bu anlamda ülkemizi dış ticarette zirveye taşıdığını dile getirdi.
Ak Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlı, konuşmasında şunlara yer verdi.
‘Dünyada ve özellikle bölgesinde meydana gelen ekonomik çalkantılara rağmen AK Parti iktidarının başta reformist, etkin, verimli ve çözüm odaklı yürütmüş olduğu politikalar neticesinde hep beraber şahit olduğumuz önemli ekonomik gelişim ve değişimleri yaşadık. En başta 2003 yılında çıkarılan kanunla yabancı ve yerli sermaye arasındaki ayrımı kaldırarak, yabcı sermaye için Türkiye’yi güvenli bir liman haline getirdik. Ve bu kapsamda 2002 yılında 48 Milyar Dolar olan yabancı sermayemizi 2015 yılında 165 Milyar Dolar seviyesine getirmiş olduk. Bu da bizim ülkemizin yabancı sermaye açısından ne kadar önemli ve ne kadar güvenli bir liman olduğunun önemli bir kanıtı olsa gerek.
Yine ülkemiz geçtiğimiz yıl hem çevre ülkelerden daha hızlı büyümüş ve hem de yapmış olduğu makro ihtiyadi ekonomik politikaları neticesinde cari açığında ciddi oranda azalmalar meydana gelmiştir. 2015 yılında izlenen ekonomik politikalar neticesinde cari açığımızda %26,1’lik önemli bir düşüş sağlanmıştır.
Ülkemizi tekstilden hazır giyime, otomotiv ana sanayinden tarım ürünlerine ve kimya sektörüne varıncaya kadar birçok mal sektöründe dış ticaret fazlası vermiş olduk.
Bu da AK Parti iktidarlarının ortaya koymuş olduğu istikrarlı ve güvenli ekonomik politikalarının neticesidir.
Ülkemiz sadece mal ticaretinde değil, hizmet sektöründe de dünyada öncü bir ülke haline gelmeye başlamıştır. Özellikle üstün olduğumuz mütahitlik sektöründe 2002 yılında 46 milyar dolar olan projelendirme değerimiz 2015 yılında 273 milyar dolar haline gelmiştir.
Bugün Afrika’da, Güney Amerika’da ya da Türki Cumhuriyetlerinde gittiğiniz hava alanlarından limanlara varıncaya kadar birçoğu Türk mütahitler tarafından yapılmıştır.
Ancak, ülkemizde ve maalesef Güneydoğu Anadolu bölgesinde devam eden terör olayları neticesinde bu güne kadar mukayesece üstün olduğumuz lojistik sektöründe, terör örgütü saldırıları nedeni ile sadece son 6 ayda %9,4 lük bir düşüşü üzülerek ifade etmek istiyorum.
Yine aynı şekilde Sur’da, Cizre’de, Şırnak’ta kazınılan çukurlar sadece insanların hayatlarında olumsuzluklar meydana getirmediler. Aynı zamanda ekonominin ciddi anlamda daralmasına sebep oldular.
Her ay Irak ile yapmış olduğumuz 500 milyon dolarlık ihracatımız maalesef geçtiğimiz aylarda telaffuz edilemeyecek seviyelere düşmüştür. Maalesef 20 gün kapalı kalan Habur sınır kapısının ekonomimize kaybettirdiği 500 milyon dolardan bahsediyoruz.
Eğer ülkemizi düşünüyorsak, bu 500 milyon doları yeniden nasıl kazanacağımız burada tartışmanın hem bize, hem Sur’a, hem Cizre’ye daha fazla faydalı olacağı kanaatindeyim.
Dünya ticaretini ülkemize entegre haline getirme amacıyla ve gidemediğiniz yer sizin değil anlayışıyla, Güney Amerika’dan Afrika’ya, Türki Cumhuriyetlerden Avrupa’ya varıncaya kadar birçok ülkede iş adamlarının önlerini açabilme amacıyla hem serbest ticaret anlaşmaları imzaladık ve hem de yüzlerce farklı iş toplantıları organize ettik.
Bu kapsamda sadece Latin Amerika ile olan ihracatımız 15 yılda 7 kat, Afrika ile 8 kat artmış oldu.
Bütün bunların neticesinde 2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracatımız 2015 yılına gelindiğinde 145 milyar dolara çıkarılmış oldu.
Yine Ekonomi Bakanlığımızın Türkiye ürünlerinin küresel pazarda markalaşmasını sağlamak amacı ile geçen sene devreye koyduğu Türk Quality ile bugün artık Türkiye ürünleri Amerika veya İtalya’daki ürünler ile yarışır hale geldi.’







