Finlandiya’nın Ankara Büyükelçisi Nina Vaskunlahti ve Lüksemburg’un Ankara Büyükelçisi Arlette Conzemius, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen'e nezaket ziyaretinde bulundu.
Finlandiya ve Lüksemburg’la işbirliği yapmak, dostlukları geliştirmek istediklerini belirten Başkan Sekmen, sözde Ermeni soykırımıyla ilgili Avrupa ülkelerinin tavrına tepkisini de dile getirerek, “Bunları gündeme taşımamım sebebi; bu sözde olayların 100. yıl dönümü dolayısıyla son günlerde Avrupa ülkelerinin parlamentolarında bir takım kararlar alınıyor. Biz, asılsız iddialar üzerine alınan bu karalara üzülüyoruz, çünkü biz istiyoruz ki Avrupa’yla Türkiye beraber olsun. Bizim, Avrupa Birliğine girmemiz ile Avrupa Birliği büyük bir aksiyon kazanacaktır. Avrupa Birliği’yle ilişkilerimizin üst seviyeye çıkmasını bekliyoruz.” dedi.
Büyükelçilere, hâlâ Erzurum’da ve bölgede Ermeniler’in katlettiği, bölgede yaşayan Müslüman ahaliye ait açılmamış toplu mezarlar olduğunu aktaran Başkan Sekmen, "Avrupalı dostlarımız masa başında oturarak parmak kaldırarak sanki Türkler ve bölgede yaşayan Müslüman ahali Ermeniler’e katliam yapmış gibi sözde soykırım kararları alıyorlar. Biz bunu kabul edemeyiz, çünkü bu zulmü yaşayan bizler olmuşuz. Bu bölgede yaşayan Müslüman ahaliden eli silah tutabilen erkekler 1. Dünya Savaşı’ndaki cephelerde savaşmak için askere gitmişler. Bu nedenle Türkler’in bir zulüm yapması mümkün değil.” açıklamalarında bulundu.
Dedesinden bizzat dinlediği Ermeni mezalimini de Büyükelçilere anlatan Başkan Sekmen şöyle konuştu; "Pazaryolu İlçesi'nde yaşayan, o zaman çocuk yaşta olan dedemden dinlediğim Ermeni mezalimiyle ilgili hatıralar var. Bilmeniz açısından anlatmak istiyorum. Dedem bana şöyle anlattı; 'Babam ve köydeki eli silah tutabilen tüm erkekler savaşmak için cepheye gitti. Köyde erkek olarak sadece 90 yaşının üzerinde çok yaşlı 3-5 erkek kaldı. Ruslar buraları işgal ettiler, daha sonra Rusya'da ihtilal olması nedeniyle geri çekildiler. Ruslar geri çekilirken Ermeniler, Müslüman kadın, çocuk, yaşlı ahaliyi evlere, camilere doldurdular, yakıp yıktılar, her türlü zulmü yaptılar.’ Bu sadece Erzurum'da değil, bölgedeki diğer illerde de Van'da, Diyarbakır'da, Kars'ta, Ardahan'da, Iğdır’da bu bölgenin hepsinde yaşanmış. Masa başında el kaldırıp sözde soykırım karaları alanların gelip Erzurum'da ve bu bölgede Ermeni'lerin yaptıkları katliamları, toplu mezarları, mezalimleri görmelerini, yaşayanların çocuklarından, torunlarından dinlemelerini, kütüphanelerde o döneme ait tarihi belgeleri irdelemelerini istiyoruz.” diyerek Avrupa ülkelerine çağrıda bulundu.
Ziyarette Büyükelçilere, ‘tehcir’i de anlatan Başkan Sekmen, “O gün, Ermeni katliamından ve mezaliminden
kurtulmak için, Erzurum ve bölgede yaşayan Müslüman ahaliden imkânını bulabilen birçoğu da daha batıdaki illere
Sivas'a, Tokat'a, Kayseri'ye, Nevşehir'e, Niğde'ye hatta İstanbul'a kaçıyor. Tabii ki bunu gören, bilen 1. Dünya
Savaşı’ndaki cephelerde savaş halinde olan o zamanki İstanbul'daki Osmanlı Hükümeti de bir karar alıyor. Bakıyor
beraber yaşayamıyorlar, birtakım üzücü hadiseler oluyor, Ermeni vatandaşlarını daha rahat yaşasınlar diye, yine
kendi toprağı olan başka bir toprağa naklediyor. Biz buna ‘tehcir’ diyoruz.” dedi.








