Erzurum Milletvekili Muhyettin Aksak, 12 Mart Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 97. Yıl dönümü münasebetiyle yayımladığı mesajında “Erzurum hem doğunun, hem de Anadolu’nun sigortası olmuştur” dedi.
“Erzurum sadece doğunun değil, Anadolu’nun sigortasıdır. Erzurum hem stratejik öneme sahip, hem de manevi ağırlığı olan bir şehirdir. Batılı devletlerin Anadolu üzerindeki emellerinin gerçekleşmesine Erzurum Kongresi ve ardından da 12 Mart İstiklâl mücadelesiyle engel olmuştur” diye konuşan Erzurum Milletvekili Muhyettin Aksak, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Anadolu’nun hiçbir yerinde Birinci Dünya Savaşı’nın dehşeti Erzurum’daki kadar şiddetli yaşanmamıştır. Ölüm her yanı sarmış, doğunun en büyük ilim ve ticaret merkezi çökmüş. Yaşanan katliamlar, göçler ve salgın hastalıklar gibi felaketler üst üste gelmiş, adeta her şeyi yerinden oynatmıştır. Birinci Dünya Savaşı yıllarında mücadelelerin en acılarından birini vermiştir Erzurum. Eli silah tutan erkekleri cepheden cepheye koşan Dadaşlar diyarında geride yaşlılar, kadınlar ve çocuklar kalmış, Erzurum’u işgal eden Rusların gözü önünde Ermeni çeteleri kadın-erkek, genç-yaşlı demeden büyük bir katliam yapmışlardır.
Aziz milletimiz, tarih boyunca gittiği her yere adalet ve medeniyet götürmüştür. Kan ve gözyaşından beslenen güçler işte bu adalet ve medeniyetten korkmuştur. Onun içinde bu milleti “devlet” olarak tarih sahnesinden silmek için bütün güçleriyle saldırmışlardır. Ama karşılarında vatanı ve milleti için canından geçmiş Dadaşları buldular. O dadaşlar ki; Abdurrahman Gazi oldu, Nene Hatun oldu. Düşmanın topuna, tüfeğine aldırmadan kazma, kürek ve elleri ile kurtuluş meşalesini yaktılar. İman ve azimle yürüdükleri tabyalardan düşmanı temizleyip, evlerine zaferle döndüler.
Burası Dadaşlar memleketi Erzurum. Burası Mülki İslam’ın kilit taşı.
Öyle kolay kolay düşmana teslim olacak bir şehir değil. Olmadı da. Biz işte bu toprakların evladıyız. Hep birlikte, yeni Türkiye inşasında da Erzurum üzerine düşeni layıkıyla yerine getirecektir. 12 Mart, Erzurum’un istikrar ve güven içinde, geleceğe emin adımlarla yürüme kararlılığının tüm dünyaya gösterildiği tarih olmuştur. Bugün, sen-ben demeden, birlik ve beraberlik içerisinde, geleceğimizi el ele vererek hep birlikte inşa edeceğiz. Bugünlere birlikte geldiğimiz gibi, geleceğe de yüreğimizdeki Türkiye sevdası ve hizmet aşkıyla birlikte yürüyeceğiz.
12 Mart aynı zamanda İstiklâl Marşımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Marş olarak kabul edildiği tarih olması hasebiyle daha da önem arz eden bir tarih olmuştur.
Bu bilinçle Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunun 97. Yılını ve İstiklal Marşı’nın Milli Marş olarak kabul edilişinin 94’ncü yıl dönümünü kutluyorum. Erzurum’un kurtuluşunda destan yazan Nene Hatun’u, Kazım Karabekir Paşayı ve isimsiz kahramanları rahmetle yâd ediyorum. Mekânları cennet, ruhları şad olsun.”









