Afrin operasyonu ve piyasalar
Erdal Tanas Karagöl

Erdal Tanas Karagöl

Afrin operasyonu ve piyasalar

30 Ocak 2018 - 14:39

Türkiye ekonomisi son yıllarda birçok şok yaşadı. Yaşanılan şokları hatırlamak için çok uzaklara gitmeye gerek yok.

2013 yılında yaşadığımız 17-25 Aralık darbe girişimi,  Gezi olayları ve sonrasında yaşanılanlara rağmen Türkiye,   ekonomide  meydana gelen şokların etkisini  kısa sürede bertaraf etti.

Ekonomi için en ağır şoklardan biri olan 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında ise oluşturulan olumsuz havaya, spekülasyonlara, kredi derecelendirme kuruluşlarınınistemeyerek de olsa verdikleri yatırım yapılabilir ülke notunu düşürmelerine rağmen Türkiye ekonomisi yine kısa bir süre içerisinde toparlanma gerçekleştirdi.

Hatta öyle bir toparlandı ki 2016 yılının üçüncü çeyreğinde daralan Türkiye ekonomisi bir yıl sonra yüzde 11.1 oranında büyüyerek, dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri olan Çin ve Hindistan’ı geride bırakarak liderliğe oturdu.

Öte yandan 2017 yılı ilk üç çeyrekte gerçekleştirilen yüzde 7.4 büyüme oranı Türkiye’nin uzun aradan sonra  yüksek büyüme  platosuna oturmasını sağladı.

Hem de bu dönemde…

PİYASALAR OPERASYONA DESTEK VERİYOR

20 Ocak 2018 tarihinde başlayan  “Zeytin Dalı” harekatısonrası piyasaların tepkisine bakılacak olunursa,  bu operasyonun geçmişte yaşanılan şoklar gibi piyasalarda etkisinin hissedilmediği net bir şekilde görülebilir.

Hatta, olumsuz etki bir kenara bu hafta Borsa İstanbul (BİST) rekor bile kırdı.  Doların değer kaybetmesi, küresel piyasalarda risk iştahının artması nedeniyle de, Türkiye ekonomisinde özellikle borsa da  yansıması gayet olumlu oldu.

Bu olumlu tepkinin en temel faktörleri ise şöyle :

İlk olarak Türkiye ekonomisinin 2017 yılında yakaladığı güçlü bir büyüme trendi var. Yani Türkiye artık yüksek büyüme platosunda yer alan bir ülke.  2017 yılı için büyüme beklentisinin yüzde  6.5-7.5  civarında olması  ve  2018 yılı için yüksek büyüme beklentisi  öne çıkan önemli faktörler.

Diğer taraftan,  son yıllarda kamu maliyesinde gerçekleşen iyileşme sayesinde, Türkiye artık 1990’lı yıllarda yaşadığı gibi kısa süreli şokların etkisini ve baskısını hissetmemektedir.  Kamu borcunun ve bütçe açığının Milli Gelir içindeki payının sırasıyla yüzde 28 ve yüzde 2’nin altında kalması ekonomi yönetimi için geniş bir alan ortaya çıkıyor. Bu da oluşacak finansal baskıyı azaltıyor.

Dünya ekonomisine ilişkin olumlu beklentiler, büyümedeki iyileşmeler ve uzun vadede Türkiye’ de terör açısından risklerin azalacağına dair öngörüler ise bu faktörlerden yine birkaçını oluşturuyor.

Ayrıca ekonomi için  “şok” olarak ifade edilen bu konjonktürel değişikliklerin ekonomide olumsuz bir etki yapmaması,  bizlere ekonominin ne kadar dayanıklı olduğunu da gösteriyor. Yani kırılganlık testlerinin en büyüğü olarak da tanımlanan bu testten Türkiye ekonomisinin başarılı bir şekilde geçtiği gayet açık.

TRABZON LİMANI’NIN HALKA ARZI

Bu dönem halka arzın  gerçekleştiği Trabzon Limanı’na olan  talep, piyasaların Zeytin Dalı operasyonuna  destek verdiğinin göstergesidir.  Ayrıca, bu dönemde Trabzon Limanı’nın halka arzında 6 kat’ dan fazla  talep gelmesi  yani yatırımcıların   güçlü talep  göstermesi,  Türkiye  ekonomisine olan güveni de ortaya koymuş oluyor.

Diğer yandan  Trabzon Limanı’nın halka arzının 2018 yılının ilk halka arzı olması  ve  bu kadar  yüksek talep görmesi, 2018 yılının ekonomideki beklentileri açısından da önemli bir öncü gösterge oldu.

Ekonomi ve güvenlik arasında güçlü ilişki sayesinde, güvenlik konusunda atılan güçlü adımlar ekonomiyi destekleyerek piyasalardaki canlılığa sebep olurken, bu olumlu hava sayesinde  oluşan  şokların ekonomiyi olumsuz etkilemesinin de önüne geçilmektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

', 'auto'); ga('send', 'pageview');